Kdz Ereğli Haber - Eregli FM Gazetesi

SEVİMLİ, MİLLİ, CANAVAR !..

SEVİMLİ, MİLLİ, CANAVAR !..

Golden-Pincerr ısırdığında ‘sevimli’, Kangal ısırdığında ‘milli’, Pitbull ısırdığında ‘canavar’ köpek!
Dogo Argentino, Brezilya Mastiff, Japanese Tosa, Presa Canario, Napoliten Mastiff, Amerikan Bulldog ve Wolfdog… Bunları hepsi, bazı kesime göre ‘canavar.’

Türkiye yasasında bu tür köpeklere ‘tehlikeli’ ve ‘yasaklı’ deniyor.
Hazırlanan bu haber metninde, bu hayvanların gerçekten ‘yasaklı’ sıfatını hak edip etmediklerini okuyabilecek; görüntülerinde de hayvanların durumlarını görebileceksiniz.
El konulma prosedürü nasıl işliyor? El konulan hayvanları bekleyen ıstıraplı son… İşin uzmanları olan veteriner hekimler, bu hayvanlar hakkında ne düşünüyor? Hayvan sevenler dernekleri işin neresinde? Yasalar ne diyor ve Türkiye’de ki acı gerçekler…
Biri köpeği tecavüz ederek öldürdü, tutuklandı. Ancak bu yüzden değil 9 ayrı suç kaydından dolayı. Diğeri bir köpeği bıçakladı, gözaltına alındı ama serbest bırakıldı. Bu iki olay Ankara ve Hatay'da yaşanmıştı.
Edirne'de hayvansever bir kadın, sokak hayvanlarına besleme yaptığı için komşuları tarafından şikayet edildi, hakkında 5 ay hapis, 3 bin lira da para cezası kararı verildi. Yani hayvanları koruyana ceza kesildi, işkence edenler serbest bırakıldı.
Örnekleri çok; mesela biri köpeğe işkence etti, 800 küsur lira para cezası kesildi; biri pitbull besledi 9.563 lira para cezası yazıldı. Her bir köpek için!
Bir hayvana tecavüz eden, ya da bir kedinin ayaklarını kesen, ya da köpeğin boynuna doladığı ipin bir ucunu arabanın arkasına da bağlayıp sürükleyenin aldığı cezalar; öte yandan yasaklı denilen köpeklere ‘gerçek anlamda’ bakan, onlara aile olanlara verilen cezalar… 

KÖPEKLERE EL KONULMASI
Zonguldak İl Tarım Müdürlüğü bünyesindeki Hayvan Sağlığı Şube Müdürü Sadık Kelez, kendisine telefonla ulaşan gazetecinin sorusu üzerine yaptığı açıklamada, süreci aktardı. Şikayet üzerine yapılan baskınlarda, kurum olarak bir memur görevlendirdiklerini anlatan Kelez, şunları söyledi:
“Biz işin neresindeyiz, anlatayım. Şikayetler ya emniyete ya da doğa korumaya yapılıyor. Emniyete yapılsa da onlar doğa korumaya haber veriyorlar. Onlarlar baskınlarını yapıp bizden veteriner hekim istiyorlar. Orada ki hayvanın ırkının tespitini istiyorlar, yasaklı ırklardandır diye… Bizim arkadaşlarımız sadece bu tespiti yapıyorlar. Daha sonra hayvanlara el konuluyor, sahibine de cezai işlem uygulanıyor.

VETERİNER HEKİMLER NELER SÖYLÜYOR?
Hasta olan yasaklı ırk köpekleri de zaman zaman tedavi eden veterinerler, tarafsız yanları ile bu köpekleri anlattılar.
Veteriner Hekim Orhan Sesli, yasaklı ırk tabirini doğru bulmadığını söyledi. Özellikle dogo ve pitbull türlerinin yetiştirilme tarzlarına dikkat çeken Sesli, şu sözlerle konuştu:
“Ben zaten yasak ırk tabirine karşıyım. Bunların yasaklı olmasına ilişkin herkes kendisine göre bir şey söyleyebilir fakat bu hayvanlar, insanların yaşamlarına artık girmişler. Doğmuşlar, büyümüşler ve aileden bir parça olmuşlar. Sahipleri bize getirdiklerinde, kurdukları bağı görüyoruz. Yemesinden, içmesinden kısıntı yapıyorlar, hayatlarındaki refahlarında kısıntı yapıyorlar kedisine-köpeğine harcıyorlar. Yani bu insanların köpekleri olan bağını koparmak doğru bir şey değil. Bu yasak ırk denen hayvanların, birçoğunun çok muhlis olduğunu, çok cana yakın olduğunu ben bizzat şahit oldum.
Bu bağları koparmamak gerekiyor, tamamen karşıyım. Buna insanlar sebep oluyorlar. Bu hayvanlar suiistimal ediliyorlar. Bu güçleri suiistimal ediliyor. Bu insanların tavırların karşıyız. Kesinlikle hayvanlarda suç bulamayız, mümkün değil. O insanlar dikkat etmeliler. Yetiştirdikleri hayvanlara kendi evlatları gibi bakmalılar.”

“TEHLİKELİ KÖPEK YETİŞTİREN İNSANLARIN CEZALANDIRILMASI TARAFTARIYIM”
Veteriner Hekim Hakan Türkoğlu da, bu hayvanlara sahip olmak isteyen, sorumluluk bilinci henüz gelişmemiş geç kesimi işaret etti. Asıl cezanın kötü sahiplere verilmesi gerektiğini ifade eden Türkoğlu, şunları kaydetti:
“Bir veteriner, bir insan olarak; bir canlının yasaklı ırk diye tabir edilmesinin etik olmadığını düşünüyorum. Devletimiz, yönetmelikte bu türlere ‘tehlikeli ırk’ olarak isimlendirmiş. Köpeklerde ‘tehlikeli’ kavramı biraz açılması gereken kavramdır. Bu köpekler, normalden güçlü olan ve acı eşikleri yüksek olan köpeklerdir. Bu köpekleri yetiştirenlerin aslında takip edilmesi ve bunların cezalandırılması gerektiğini düşünüyorum.
Bu köpekler, hırçın ve agresif yetiştirilirse tehlikeli olabilecek köpeklerdir. Normalde sosyal yetiştirilen, periyodik kontrolleri düzenli yapılan pitbull, dogo argantinolar çok uysal, tehlike arz etmeyen köpekler olabilir. Ama altını çizerek bir daha söylüyorum; tehlikeli köpek yoktur, tehlikeli yetiştiren sahip vardır.
Bir Golden Retriever da, sahibi tarafından hırçın yetiştirilirse Golden de tehlikeli bir köpek olabilir. Pitbull, dogo gibi köpeklere genç kesim daha çok bakıyor. Gençlerde bunları agrasyonu yüksek yetiştiriyorlar. Böylelikle köpeklerin adı çıkıyor. Normalde bu köpekler bu şekilde değiller.
Aşıları düzenli takip edilen, sağlık kontrolleri yapılan, sosyal yetiştirilen, agrasyonu olmayan köpeklerin el konulup barınaklarda ömrünün sonuna kadar bir kafes içinde yaşamaya hapsedilmesi, onların yaşama haklarına uygun değildir. Bence tehlikeli köpek yoktur, tehlikeli yetiştirici vardır. Köpeklere cezanın verilmesinden ziyade tehlikeli köpek yetiştiren insanların cezalandırılması taraftarıyım.”

BİLİNÇLİ KİŞİLER ALSIN, KÖTÜ ELLERE GİTMESİNLER   
Veteriner Hekim Kaan Sarı ise bu hayvanların nedenli uysal olduklarını anlattığı sözlerinde şunları aktardı:
“Bana gelen hastalarımdan örnek vermem gerekirse; bu hastalara ben çok rahat müdahale edebiliyorum. Aşılarını uygulayıp tedavilerini yapabiliyorum. Damar yollarına çok rahat girebiliyorum, her hangi bir agrasyonla karşılaşmıyorum. Yeri geliyor bazen Golden Retrievera bile çok zor aşı yapabiliyorum. Yani bu, köpeklerin nasıl yetiştirildikleri ile alakalı bir şeydir. Kötü köpek yoktur, kötü sahip vardın. Bu köpekler güçlü hayvanlar oldukları için saldırdıklarında haliyle korku ortaya çıkıyor. Ama yetiştirmeye bağlıdır, yani diğer hayvanlarda aynı sonucu alabilirsiniz. Yani köpekler suçlu değiller. Yetiştiriciler, bu konuda çok dikkatli olmalılar. Bu hayvanları sahiplendirirken, bunları alan kişiler çok dikkatli seçilmeliler. Bilinçli kişiler alsın, kötü ellere gitmesinler.”

EL KONULUYOR, BARINAKLARA KOYULUYORLAR! PEKİ SONRA…
Karadeniz Ereğli Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Erdal Terzi ise barınakta ki süreci anlattı. Terzi, şu sözlerle konuştu:
“Tehlikeli ve yasak sınıfındaki köpeklerle ilgili olarak, gelen ihbarlar üzerine ekiplerimiz harekete geçiyorlar. Özgür bey (barınak veterineri) ve ben gittiğimiz ihbarlarda, Emniyet Müdürlüğü ve zabıta ekipleri ile şüpheli köpeği teşhis ediyoruz. Yasaklı köpek olduğuna kanaat getirdiğimizde, bu köpekleri barınağımıza getiriyoruz. Burada önce sağlık taramasından geçiriyoruz. Sonra kısırlaştırma işlemlerini yapıyoruz. Bu köpeği, barınaktaki kafese koyuyoruz. Daha sonra günlük olarak her türlü bakımını yaparak ömrünün sonuna kadar burada kalmasını sağlıyoruz.”

BELGİN ALCAN: HER HAYVAN, DOĞDUĞUNDA MASUM DOĞAR
Konuyu sıkı takip eden hayvan federasyonları da, ‘yasaklı ırk’ söylemine olan bakışlarını net olarak ortaya koyuyorlar.
Karadeniz Ereğli Gönülden Hayvan Sevenler Derneği Başkanı Belgin Alcan da, her havanın doğduğunda masum olduğunu söyledi. Kötü insanların bu köpekleri kendileri gibi kötüleştirdiğini dile getiren Alcan, “Ülkemize yasaklı ırk kavramı 13 yıl önce geldi. Son günlerde içe adeta cadı avı başlatırcasına; nereden kaynaklandı, ne oldu, yıllardın insanlar kendi hayvanları ile son derece uyum içinde yaşarken son zamanlarda bir şeyler oldu. Bu hayvanları adeta canavarlaştırırcasına zararlı ırk olarak lanse ediliyor. Tabi ki bir şeyler yaşanıyor, bir takım olaylar oluyor. Ama yasaklı ırk diye bir şey olamaz. Çünkü hiçbir hayvan yasaklı olamaz” dedi.

“SAHİBİNİN KOMUTU DOĞRULTUSUNDA AGRESİFLEŞTİRİLİYOR”
Yasaklı ırk diye bir tabiri kabul etmediğini belirten Alcan, şu ifadeleri kullandı:
“Her hayvan, doğduğunda masum doğar. Son derece zararsız doğarlar. Bunları yetiştiren insanların ellerinde agresifleşebilirler ye de daha mülayim hale gelebilirler. Dogolar ve pitbullarda da bu böyledir. Pitbullar, aslında son derece insancıl, mülayim, sevecen ruhu ile doğan hayvanlardır. Fakat güçlü çene ve vücut yapılarından kaynaklı daha fazla zarar verebileceği; kötü şekilde eğitilirse, olumsuz yönde yönlendirilirse agresif tavırlar sergilenebileceğinden dolayı yasaklı ırk olarak belirtiliyor.
Yasaklı ırk dişe bir şey olamaz. Belki bunu tehlikeli ırk konumuna sokularak sahiplendirilerek ya da sahipleri denetlenerek daha sağlıklı insanların besleyebileceği ırk konumuna getirilebilirler. Bunları besleyebilecek yetiye sahip, psikolojileri düzgün, aile düzeni oturmuş, onlara kendi evlatları gibi bakan birçok insan var.
Bu hayvanları son derece agresif, zararlı hale getiren; sahibinin kötü kodlamasından kaynaklı agresif davranış sonucunda bu köpekler ceza alamaz. Sosyalleşmediği, sürekli kapalı ve karanlık ortamlarda kalan, kötü şartlarda bakılan bir hayvan gitti, sahibinin komutu doğrultusunda agresifleştiriliyor, anti sosyalleştiriliyor. Sonra bunları dışarı çıkartıp sahiplerinin gövde gösterisi yapması ile bu hayvanlar kötü deniliyor. Sonra bu hayvan için ‘yasaklı ırk, niye besliyorsun’ deniliyor ve alınıyor ve barınağa kapatılıyor. Bu hayvanlar bunu hak ediyor mu? Barınakta niye yaşasınlar? Geçtim dört duvar, kafeslerde. Ve ömürlerini buralarda tamamlamasını bekliyoruz. Bu nasıl bir mantık? Bu nasıl insan dışı bir şey?

ASIL CEZA, ONU O HALE GİTERENE VERİLMELİ!
Asıl cezayı alması gereken onu o şekle getiren, aslında beslemesine asla müsaade edilmeyecek insanların beslemesine izin verilen insanlara ceza verilmeli. Bu köpekleri bu hale getirenler hapse atılmalılar. Para cezasının bir önemi yok. Adam besler, parasını bastırır yine de besler. Cezasını çekenler köpekler, hapse kapatılan onlar. Onları bu hale getiren sahipleri hapse atılmalı. Saldırmasını kodlayan, diğer hayvanlara zarar verdiren; hiçbir suçu olmayan, tamamen masum doğan o küçücük yavruyu sen canavarlaştır sonra birini ısırdı hadi bakalım barınağa tıkalım! Bu asla çözüm değildir. Hangi birini barınaklarda niçin tutalım? Niçin orada ölümlerini beklesinler?
Bu kötü insanların yüzünden; tamamen evinde bir bebek, bir çocuk gibi, bir evlat gibi yetiştirilen başka pitbullar, dogolar ve diğer hayvanlar, bir komşunun kendisine olan şahsi durumundan belki kaynaklı şikayet ediyorlar. Ondan sonra kapılarına kuvvetler dayanıyor. Sonra o köpeği, sahibi olan, ona kardeşi gibi bakan çocuğun yatağından alıyorlar. O köpeğin, o çoğun psikolojisi ne olacak? O çocuğa budumun açıklaması nasıl yapılacak? Yasalar böyle olmamalı. Yasalar canı koruyacak. Can yani insan, hayvan. Sonuçta bir can taşıyorsa yasalar buna göre yapılmalıdır.” 

HABERİN İÇİNDEN/

ÇOCUKLARIN EN İYİ DOSTU
Hareketi seven bu köpek cinsi yanında büyüdüğü çocukla oynamasının yanında onun tarafından incitildiğinde küçük köpek ırkları gibi agresif bir tavır sergilemez.
Pitbull cinsi çocukların küçük insanlar olduğu ve yaptığı hareketlerde bir kötü niyet olmadığını anlayan zeki köpeklerdendir.

ARAŞTIRMA NEDİYOR?
Sanılanın aksine Pitbull’lar en çok ısıran köpek değildir. 2008 yılında National Geographic tarafından yapılan testlerde, ısırma sıklığında Alman Çobanları ve Rottweiler'lar saldırdığında en çok ısıran köpek olmuştur.

BU CİNSİ BESLEYENLER NE İSTİYOR? 
Dogo Argantino ve Pitbull sahipleri çok üzgünler, şaşkınlar. Çoğu ‘kötü köpek yoktur, kötü sahip vardır’ diyor. Öyle ise barınaklara hapis edilen bu canların suçu ne? Hapse, onları o hale getirenler girsin…

HABER : ŞAFAK NEGÜZEL (Demokrat Gazetesi)

 

 

WHATSAPP İHBAR HATTI 24-12-2019
EREYLİN 18-01-2019
Mobil Uygulama Banner

  • Ereğli FM Mobil Uygulamalarımız Yenilendi!
    Hemen Deneyin!
üzgün1
kızgın1
gülücük0
hayran0
şaşkın0
İlk Yorumu Siz Yazın!
Yorum Yazın