Kdz Ereğli Haber - Eregli FM Gazetesi

ERDEMİR- BASIN-İLETİŞİM

Fikri KAPAN

Tüm Yazıları

Bugün, Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları’nın (Erdemir), basın-iletişim diyalogunda yaşanan-ların, topluma ‘olumlu yansımasından’ bahsedeyim istedim…

Geçmişte (özelleştirme öncesi) daha sıkı olan Erdemir-basın-iletişim diyalogu sayesinde, başta yerel kamuoyuna olmak üzere bölge ve ülkede şirketle ilgili yaşananlar çok daha iyi aktarı-labiliyordu.

Örneğin; Erdemir yıl içinde (bir yada iki kez) ‘ulusal bazda’ toplantılar amacıyla İlçe dışında (ağırlıklı İstanbul) basın toplantıları düzenlerdi. Yerel basının da götürüldüğü bu tür toplantı-lardan ciddi sonuçlar  da alınırdı.

Tabi (özeleştirisel) bazı sıkıntılar yaşadığımızı da inkar edemeyiz!

 

*

Hatırladım da; Erdemir, İskenderun Demir ve Çelik Fabrikaları’nı (İsdemir) satın aldığında, Ereğli basınını İskenderun’a götürmüş; tesisin ‘harap’ halini gezdirmişti.

O gezi sırasında İsdemir’de görevli bir müdür, arızalı konveyörün, ‘cıvata temini için bile’ bürokrasiye takılan süreci yüzünden yıkıldığını anlatmıştı.

Ardından, ‘Eğitimini-Bilgisini’ insan gücüyle birlikte İsdemir’e aktaran Erdemir, bir yıl gibi bir sürede ayağa kaldırdığı tesisleri görmemiz için ikinci bir gezi daha düzenlemişti.

İşte o zaman şunu daha net görebildik ki; Erdemir, artık kendi içinde bile fabrika yapabilecek hale gelmiş!

Yine, Ereğli’deki fabrikalar topluluğundaki Erdemir’in, tamamı kendi mühendis ve işçileri ile yapılan yüksek fırın çalışmasını, ‘öncesi ve sonrası’ olarak basına gezdirilmişti.

Hatta, gezi sonrası dönemin genel müdürünün, basın ile birlikte, öğle yemeğini işçilerin ye-mekhanesinde yemeleri bir başka ayrıntıydı!

(Her ne kadar basınımızdan birileri ’işçilerle mi yemek yiyeceğiz lay’ dediyse de!)

 

*

Kenti ile bütünleşmiş Erdemir’in, elbette şehrin bütünü ve medyasıyla diyaloglarında sıkıntılar da yaşadığını biliyoruz.

Haklı bir çok konuları olduğunu da..!

Yine örneklersek; göreve atanan genel müdürün gerek basın ile tanışma, gerekse bazı bilgiler aktarma amacıyla düzenlediği her toplantıda, “bize kaç lira vereceksiniz!” türünden ‘kişiselli-ğin yaşandığını mutlaka yazmalıyım!

Yada aynı genel müdürün, ilçedeki üst düzey (bazı) protokol üyeleriyle bir araya gelişinde de benzeri taleplerin olduğunu…

 

*

Önce İsdemir’i Erdemir’e satan (!) dönemin hükümetinin ardından, bu kez ‘büyük Erdemir’in satışı gündeme geldi ve ‘Milli Değer’ olarak isimlendirilen Ordu Yardımlaşma Kurumu’na (OYAK) satıldı.

İşte, sonrasında, yukarıdaki bir çok aktivitenin ‘küçük küçük’ geri çekildiğini, haber akışının ‘neredeyse’ tamamen durduğunu, yeri geldiğinde bilgi alabilecek ‘muhatap’ bile bulamadığı-mızı rahatlıkla yazabilirim!

Tabi, özel şirket, kendince belirlediği yöntem ve sisteme göre işleyecektir ancak, yaşanan yada yaşanacak bir olaydan, toplumun haber alma özgürlüğünü sağlayan biz basın, bu konuda ‘bir kanadı kırık’ kalıyorduk!

Bundandır ki, zaman zaman ben ve bazı meslektaşlarım, gerek bireysel görüşmelerde, gerekse yazılarımızla; Erdemir’in, sosyal, kültürel, sportif ve (Borsada zora girmeyecek şekilde) eko-nomik verileri aktarabileceklerini dile getiriyorduk.

 

*

Yaklaşık son bir aydır Erdemir’den haber içerikli gelen açıklamalar beni ve görüştüğüm bir çok arkadaşımı memnun ettiğini belirtmeliyim.

Örneğin; Erdemir Limanı’ndaki bir tatbikat, öğrencilerle birlikte yapılmış, Erdemir, düzenlenen yarışmalarda önemli dereceler elde etmiş, müzik, şiir ve halk oyunları etkinlikleri düzenlenmiş, Genel müdür, Sendika şube başkanı birlikte işçilerle sohbet etmiş, ülke genelindeki makine üreticileri Erdemir’i gezmiş, vs…

Bunlar bizim, dolayısıyla da Erdemir’de (bilinmesi gereken yaşananların) kamuoyuna akta-rılması için çok güzel gelişme.

Hatta, Şirket içinde bazı taşların tekrar gözden geçirilerek yerlerine oturtulmaya başladığını duymak da güzel…

Eğer, bu şekilde yaşanan ‘değişimde’ ilçe basını olarak bir nebze de olsa katkımız olduysa inanın çok sevinirim.

Ülkenin ‘Çelik Devi’ Erdemir’in bu tür basın-iletişim diyaloglarının daha da ilerlemesi son derece önemli.

Elbette basın da ‘iğne-çuvaldız’ deyimi gibi hal ve hareketleri ile yerini iyi bilmeli!

Sağlıcakla...