Kdz Ereğli Haber - Eregli FM Gazetesi

BU KADAR KOLAY MI ?

Fikri KAPAN

Tüm Yazıları

Çuvaldızı başkasına batırmadan iğneyi kendine…  benzerinde söz vardır. Bu sözü hatırlatarak, biraz mesleki ''özeleştiri'' yapmak gerektiğini düşündüm bir an..

Üzerinde çok konuşulacak, söz edilecek saygın(!) meslektir basın mensubu olmak!

“Gazeteci" demiyorum, çünkü o apayrı bir görevdir; ''Basın mensubu'' dediğimde işi biraz daha genelleştirmiş oluyoruz!

Zira, adına "Gazeteci" denilenlerin bir çoğunun günümüzde yaptıklarına baktığımızda, ne yazık ki (yüzlerine söylenemediği şekliyle) oldukça aşağılarda kalıyorlar!!!

***

Gazetecilik mesleğinde ''eleştiri'' hep ön plandadır.

Gazeteci ''Şüphecidir''…

Zaman zaman (haddi olmadan) yargıladığı da olur gazetecinin!

Basın mensubu dediğimizde ise genellikle basın mesleğinde çalışanların tamamını kaplar.

Yani matbaacısından dağıtıcısına, muhabirinden gazetecisine kadar!..

Hatta bir basın-yayın kuruluşunda çalışan ''çaycı'' arkadaş bile kendisini ''basın mensubuyum'' diye tanımlayabilir!

Ama gazeteci öyle mi?!

Özetle Gazeteci;

Yurt ve Dünya gündemine ilişkin olaylardan derlenen bilgileri ''haberleştirilerek'' gazete, televizyon gibi kitle iletişim araçlarında yayınlanmasında görev alan kişilere  denir!

Günümüzde gazeteciliğin kavramı da, duruşu da, konumu da öyle değişmiştir ki, o yüzden ben, "Gazeteci" demek yerine "basın mensubu" demeyi daha çok yeğliyorum!..

Çünkü, "gazeteci" denilen bir çok basın mensubunun neler yaptığını duydukça, gördükçe, yaşadıkça, bu toplumda yeri farklı olan sihirli kelimeye haksızlık ettiğime inanıyorum.

***

Konu neden buraya geldi, biraz açayım.

Yukarıda dedim ya, gazeteci eleştirebilmeli, her olaya şüpheci bakabilmeli…

İşte şu eleştiri olayı öyle bir hal aldı ki, neresinden başlasam, neresinde sonlandırsam da işi en ''ucuz'' atlatsam diye düşünüyorum!

Önce kendimden başlasam daha doğru olacak sanırım!

Bir basın mensubu olarak eleştirisel yazıların yanı sıra övgüsel yazılarım da oluyor. Övgüsel yazılarda pek aranmasam da, eleştirisel yazılarımda tepki çektiğimde çoktur!

Hatta bu nedenle, ekmeğimden de edildiğim bilinir!

Ama hiçbir zaman ne şahsım, ne de gazetemin çıkarı doğrultusunda çeliştiğim kişi ya da kurumları ''haksız yere'' eleştirdiğim söylenemez.

En fazlası dikkate almadığım olmuştur, bu da benim değerimdir.

***

Bakıyorum da, yıllarca kişi yada kurumları eleştirenler gün geliyor, sarmaş-dolaş oluveriyorlar!

Bir bakıyorum, yıllarca savunduklarını bir çırpıda silip, arkasından iki puan almaya çalışanlar var!..

Sanki önceki yazılarının üzerine su dökülmüş ve silinmiş gibi unutulduğunu sananlar, adeta "U" dönüşüyle geri geri gider hale gelmişler!

En yakın örnek; CHP’de yapılan Ön Eğilim Yoklaması öncesi ve sonrası sergiledikleri farklı tavırlarla dikkat çeken yayın kuruluşu ve gazeteciler!!!

Soruyorum ki;  aldıkları para az gelmiş, verilen sözler yerine getirilmemiş!!!

Hemen yorumluyorum; bu kadar ucuz mu yahu?

Toplumda ''farklı gözle bakılan'' gazetecilik mesleğini üstlenmek bu kadar ucuz mu?!

Elbette varsa yanlışlar da eleştirilecek, yapılan güzellikler de ortaya konulacak. Ancak, bunu illa ki ağırlıklı olarak ekonomik çıkar uğruna mı yapmak gerekiyor?

Eyy Zonguldak, eyy Ereğli, eyyy Alaplı ve diğer ilçeler…

Yapmayın arkadaşlar…

Tabi ki kuruluşlarımızın ve çalışanlarımızın; bizlerin yaşamlarında ekonomik değerler çok önemli. Ne var ki bunu etik değerler, mesleki ilkeler doğrultusunda sağlamalıyız.

Yoksa şantajla, haksız eleştiriyle, "bak ben yazayım da gör" mantığıyla yaptığımız sürece inanın bir yere kadar kazanırsınız.

Sonrası...!